Fibromiyalji ve Beslenme

tarafından
266
Fibromiyalji ve Beslenme

Fibromiyalji Sendromu yaygın ağrı, spesifik anatomik bölgelerde hassasiyet, yorgunluk, uyku düzensizliği, spastik kolon gibi klinik belirtilerle karakterize, kronik bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Yaygın kas iskelet sistemi ağrıları bulunmasına karşın, fizik muayene, laboratuar bulguları ve radyolojik tetkikler normaldir.

Oksidatif stres ve inflamasyonun olduğu fibromiyaljide antioksidanlardan zengin bir beslenme önemlidir. Sağlıklı bağırsak florası ve Akdeniz tipi taze meyve ve sebzelerden zengin beslenme fibromiyaljinin semptomlarının hafifletilmesinde önerilmektedir. Akdeniz tipi beslenmede taze meyve ve sebze, zeytin, zeytinyağı, kurubaklagiller, tam tahıllar, yağlı tohumlar günlük beslenmenin büyük bir yerini kaplarken yumurta, tavuk, balık, yarım yağlı süt ürünleri ikinci önemli basamağını oluşturur. Kırmızı et ve et ürünleri ise düşük düzeyde tüketilmektedir. Antioksidan besinlerden bazılarına örnek olarak ise yaban mersini, böğürtlen, brokoli, domates, ıspanak, yeşil çay, kırmızı üzüm, greyfurt, çilek verilebilir.

Mono sodyum glutamat (MSG) ve aspartamın yüksek dozlarda tüketilmesi nörotoksik etkiye sebep olduğundan mono sodyum glutamat kısıtlaması yapmak fibromiyaljinin semptomatik tedavisinde etkilidir. Bu nedenle monosodyum glutamat içeren hazır çorbalar, etsuyu ve tavuksuyu bulyonları, cipsler, hazır soslar, salam, sucuk, sosis, donmuş hazır köfteler ve et yemekleri gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Fibromiyalji tanılı hastaların BKİ değerleri sağlıklı bireylere göre yüksek olduğundan metabolik sendrom açısından da risk grubunda bulunurlar. Kiloları fazla fikromiyalji tanılı hastaların yaşam kalitesi daha düşük, ağrı puan skorları ve fiziksel disfonksiyonları daha yüksek olmaktadır.

Bu hastaların dinlenme metabolik hızının daha yavaş olabileceğinden hastanın TSH, T3, T4 düzeyleri kontrol edilmeli ve hastaya uygun egzersiz, vitamin ve mineral desteği, hormon tedavisi verilmelidir. Bu hastalarda hipotiroidi saptanması durumunda semptomların daha belirgin görüleceğinden iyot eksikliğinin önlenmesi önemlidir.

Demir yetersizliği anemisi olan bireylerde fibromiyalji görülme ihtimali daha fazla olduğundan demir düzeyleri kontrol edilmeli ve gerekirse takviye alınmalıdır. Demir içeriği yüksek olan besinlere örnek olarak kırmızı et, karaciğer, yumurta, pekmez, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler verilebilir. Ancak unutulmamalıdır ki vücutta en iyi emilen ve kullanılan demir hayvansal kaynaklardır yani kırmızı ettir. Demirden zengin besinleri tüketirken beraberinde çay, kahve, kola, ayran, yoğurt, kepekli ürünler gibi vücutta demir emilimini azaltan besinler tüketilmemeli bunların yerine bol yeşillikli ve limonlu salata, portakal suyu, yeşil biber gibi demir emilimini arttıran C vitamininden zengin besinler tercih edilmelidir.

Fibromiyalji hastalarında görülen D vitamini eksikliğinin ağrı üzerindeki etkisi nedeniyle D vitamini eksikliğine karşı önlem alınmalı ve takip edilmelidir.

Fibromiyalji varlığında selenyum, çinko ve magnezyum gibi mikrobesin öğelerinin antioksidan özelliklerinden fayda sağlanabilir. Çinkodan zengin beslenmek için kümes hayvanları, kırmızı et, kabak çekirdeği, mercimek, fındık, badem, karides, kenevir tüketilebilir. Selenyum içeriği yüksek olan besinler; mantar, ayçiçeği çekirdeği, ton balığı, somon, beyaz ve kırmızı et, tam buğday ekmeği, kuruyemişler, yağlı tohumlardır. Magnezyum için ise yeşil yapraklı sebzeler, muz, fındık gibi yağlı tohumlar, kurubaklagiller, kakao, avokado, tam tahıllar, deniz ürünleri tüketilebilir.

Zerdeçal, doğadaki en güçlü anti-inflamatuarlardandır. Zerdeçalın etken maddesi kurkumin ağrıyı keser. Bu nedenle fibromiyalji hastalarının her gün zerdeçal tüketmesi fayda sağlayacaktır.

Fibromiyalji tanısı almış hastalara uygulanan; asetil-Lkarnitin, koenzim Q10, Ginkgo biloba, kollajen hidrolizatı ve S-adenosil-L-metionin gibi birçok tedavinin, FM ile birlikte görülen semptomlardan bazılarında iyileşme sağladığı, kronik yorgunluk sendromunu ve ağrıları azalttığı, yaşam kalitesini artırabildiği ancak, tüm semptomlarda iyileşme sağlamadığı bildirilmiştir.

Sonuç olarak fibromiyaljide beslenmenin renkli ve çeşitli taze meyve ve sebzelerden sağlanan antioksidanlardan zengin olması oldukça önemlidir. D vitamini, magnezyum düzeyleri takip edilerek takviye alınması gerekebilmektedir.